GENÇLERE…
Yolun başında olduğunuzu ama yola çıktığınızı unutmayın.
Meraklı olun, çok okuyun, araştırın, sonuç alın.
Bedeninizle birlikte, kafanızı da çalıştırın.
Siz işten değil, iş sizden korksun. Asla pes etmeyin.
Eskiye takılıp kalmayın. Yeniliklere açık olun.
Yurtta, dünyada ve etrafta olup bitenlerden haberdar olun.
Çalışan, üreten hata yapar. Bu doğru! Hata yapın, yanlış yapmayın.
Tarihi olayları tetkik edin, onlardan dersler çıkarın.
Dünya tarihini ve Cumhuriyet tarihini iyice okuyup, özümseyin.
Bilim ve sanat mutlak değerlerdir. Kendinizi onlarla yoğurun.
Felsefe ile ilgilenin.
Başarılı insanların hayat hikâyelerini okuyun.
İyi şiir okumayı ve güzel fıkra anlatmayı öğrenin. Yerinde esprili olun.
Sağlığınıza, gıdanıza dikkat edin ve spor yapın.
Konuşmanıza, dinleme adabına ve giyinmeye özen gösterin.
En az bir enstrüman çalmayı öğrenin.
Sosyal hayatın içinde olun. Sinema, tiyatro, fuar, sergi, panel, düğün, nişan, toplantı, bayram, dernek, gösteri, konser vs. gidin.
Bulunduğunuz her ortamda iyi bir gözlemci olun.
Bilgi ve deneyimlerinizi paylaşın.
İnsan, hayvan ve tabiat sevgisiyle yaşayın.
Kavgadan uzak durun. Hoş görülü ve bağışlayıcı olun.
Büyüklerin öğütlerine kulak asın.
Bilginiz ve görgünüz arttıkça, siz de mütevazı olun.
“NUTUK” u en az iki kez okuyun.
Gereksiz harcamayın. O gün, çok lâzım olacak. Para biriktirin.
İyi bir çevre, gerçek dostlar edinin.
Yurt içinde ve yurt dışında tarihi yerleri gezip hakkında bilgi edinin.
Çok çalışmak kadar, iyi eğlenmesini de bilin.
Tatil yapma kültürü edinin.
Lisan öğrenin.
Düşünmeyi kimse öğretmediyse, siz kendiniz öğrenin.
Başarısızlık durumunda umudunuzu kaybetmeyin. Bu dünyada herkesin yapabileceği bir iş mutlaka vardır.
Yeteneğinizi keşfedin.
Her daim pozitif olun, pozitif ve hep büyük düşünün.
…Ve bu durumda sizler, kendi kaderinizin kontrolünü kendiniz ele alacak,
Kaderin güttüğü koyunlar gibi sefil yaşamayı ret edecek, İçinizdeki cevheri kafesinden çıkararak yolunuza devam edeceksiniz…!
(19 Mayıs Atatürk’ü Anma,
Gençlik ve Spor Bayramınız Kutlu Olsun.)
17 Nisan 2010 Sabri KAYACIK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder