20 Aralık 2010 Pazartesi

KITLIK ve KARNE… !

KITLIK ve KARNE… !


Oysa düne kadar kendi kendine yeten, dünyada birkaç ülkeden biriydik.
Konya, buğday ambarımız idi.
Trakya, ayçiçeği…
Dünyanın en güzel elmalarını Amasya üretirdi.
Adana pamuk, Adapazarı patates ülkesi…
Diyarbakır karpuzu benzersiz, Anamur, muz cennetiydi.
Taşından, toprağından bereket fışkıran ülkemizin bereketli arazilerini, meralarını, yayla ve ovalarını hatta sulak alanlarını, yarınları düşünmeden yok ettik.
Onca kıraç araziler ve bozkırlar dururken 1.sınıf tarım yapılabilen ovalarımıza, ya lâstik fabrikası inşa ettik, ya da mimari estetikten yoksun yazlıklarla doldurduk… !
Ne narinciye bahçeleri kaldı, ne üzüm bağları…
Ne zeytin ağaçları kaldı, ne de çeltik tarlaları…
Hâlbuki daha birkaç yıl önce, Kurtuluş mücadelesi esnasında ve sonrasında “Kıtlık” yaşamış, ekmeğimizi bile “Karne” ile alabilmiş bir “Ulusun Ahfadı” biz değil miydik?
Yıllardır, siyasilerin yanlış tarım politikaları yüzünden, geldiğimiz durum ortada!
İran’dan karpuz, İsrail’den maydanoz, ABD’den mısır, pirinç ve buğday, Fransa’dan armut, İtalya’dan elma, Çin’den sarımsak ve ceviz… Hindistan’dan yerfıstığı, Kanada’dan mercimek, Ukrayna’dan arpa… Yunanistan’dan pamuk, Panama’dan muz, Bulgaristan’dan barbunya, Meksika’dan kuru fasulye ithal eder hale geldik!
Yanlış ve bilinçsiz tarım politikasına, sulama, gübreleme, tohum ıslahı, ürün stok-ihtiyaç-sarf hesapsızlığı vs. de eklenince, ithalatçı ülke olup çıktık.
( Bu ithalata, “Et” ve “Süt” de eklenirse sürpriz olmaz.)
İthal ettiğimiz bu ürünlere de ödediğimiz, “olmayan dövizlerimiz” de cabası!
Yapılan yanlışlıklarda, hayvancılığı saymıyorum daha… O, ayrı bir konu ve trajedi.

Son bir ayda, Tarım ürünlerindeki anormal fiyat arışları nedeniyle, insanlar neye uğradıklarını şaşırdılar.
Zaten yoksulluk sınırında yaşayan insanlar, özellikle kalabalık aileler çok zor durumda kaldılar. Doğaldır ki, ucuz ürün bulabilme telaşına düştüler.
Yöneticilerimiz her ne kadar, “Pirinç sıkıntımız yok. Gittiğim köy bakkalında bile var.” Dese de, pirinç 2 YTL’den 4.75 YTL’ ye çıktı. Bunu söylemiyorlar… !
Bu nedenledir ki,
TMO önlerinde 2 kilo pirinç alabilmek için saatlerce sıra bekleyen insan görüntülerini kanıksamaya başladık bile…
Önceki bir yazımda, Şile ovasının nasıl imara açıldığını ve tarımın nasıl yol edildiğini anlatmıştım. Şimdi öyle bir duruma geldik ki, geçen haftaki “Şile Gündem” de o haberi okuyunca içim acıdı dorusu.
Haber şöyleydi;
“Şükürler olsun, ovada taze soğan ekiliyor. Halen direnenler var!”
Güzel ülkemiz, sonunda bu duruma da düştü!
Hâl böyleyken, şimdi o şarkıyı birlikte söyleyelim;

“ KENDİM ETTİM, KENDİM BULDUM. EYVAH, EYVAH! ”

Sabri KAYACIK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder