20 Aralık 2010 Pazartesi

HAZIRA KONDUK VESSELAM…!

HAZIRA KONDUK VESSELAM…!

Ne kıtlık gördük, ne yoksulluk. Ne açlık gördük, ne de sefalet.
Atalarımızdan devraldığımız ülkenin kıymetini bir türlü bilemedik.
Oysa Atalarımız, dedelerimiz, büyüklerimiz, ulusal kahramanlarımızın yaşadıklarını, gördüklerini anılarını bir şekilde okumuş ve dinlemişizdir.
O günlerde tüm bu anlatılanlar bizlere masal gibi gelir, ne olduğunu anlamazdık bile. “Bunları bize neden anlatıyorlar ki,” diye yakınırdık bir de.
Bu gün düşünüyorum da ne akıl almaz günler yaşanmış o günler,
Cebelitarık Boğazı’ndan, Kafkas’lar bölgesine kadar büyük bir coğrafyaya hükmeden atalarımız, türlü entrikalar ve hatalar soncu bu toprakları kaybetti.
Ömürleri askerlik yaparak geçen atalarımız yaşamadığı trajedi kalmadı.
Yemen çöllerinde 150 Bin askerimizin İngiliz’lere esir düştüğünde, Mekke Emir’i Şerif Hüseyin ( Geçmiş yıllarda ölen Ürdün Kralı Hüseyin’in dedesi) desteği ile türlü işkenceler sonunda 15 bin askerimiz kalmıştı.
Onlarda yine İngiliz acımasızlığı neticesinde, sizi dezenfekte edeceğiz, hastalıklardan kurtulacaksınız yalanı ile asit havuzlarına tıkılıp, haşlanıp ve kör olmaları hadisesi unutulmadı daha unutulmaz da. Ancak bu yaşananları yeni nesillere de anlatmamamız gerekir ki, ülkemizi sarmalayan düşmanlarınız kimlerdir. Onları daha iyi tanısınlar ve emperyalist güçlere karşı uyanık olsunlar.
İngiliz’lere esir düşen askerlerimizin hikâyesi tam olarak şudur.
Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü.Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na Hapsedildi.
Kampın tam adı,
'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi.
Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı Askerleri Tutuluyordu.
12 Haziran 1920'ye kadar Iki yıl boyunca Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar.
İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların Yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk Düşmanı haline gelmişlerdi.
Savaş bitmişti. Ancak, Kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri Teslim etmek, İngilizlerin işine Gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, Bu askerlerin Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından,
İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.
Çözüm Toplu katliamdı…
Askerlerimiz, Mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla Dezenfekte havuzlarına sokuldu.Ancak Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı..
Mehmetçik, Suya daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu.
Ancak, İngiliz Askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı.
Mehmetçikler Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Ancak, Bu kez İngilizler havaya (başlarının üzerine) ateş etmeye başladı.
Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular.
Ancak, başını Sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı…
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi
Ve 15 000 (15 bin) askerimiz kör oldu.
Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM.' de görüşüldü.
Milletvekilleri, Faik ve Şeref Beyler Bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin Krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, Bunun faili olan İngiliz doktor,
Garnizon Komutanı ve Askerlerin cezalandırılması için, TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.
Ancak, Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de
Bu hesap sorma işi unutuldu gitti. Ama onlar unutmuyorlar…
Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna Sunuyorlar.
En üzücü olanı da Malum birilerinin, Bu karalama kampanyalarına çanak tutması…
ERMELİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR.
BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK…!
24.07.2008 Sabri KAYACIK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder